16 Ağustos 2018 Perşembe

Yüksek Tansiyon Tedavisi Nasıldır?

Haber Revizyon Dergisi Haziran 2018

07 Haziran 2018 Perşembe, 13:05

Hipertansiyon (HTN) veya yüksek tansiyon, bazen arteriyel hipertansiyon, atardamarlardaki kan basıncının yükseldiği kronik bir tıbbi durumdur.

 

Bu basınç artışı sonucu, kalp kanın damarlarda dolaşımını sağlamak için normalden daha fazla çalışmak zorunda kalır. Kan basıncı iki, sistolik ve diyastolik ölçümü içermekte olup bunlar kalp kaslarının kalp atışları arasında kasılması (sistol / büyük tansiyon) veya gevşemesine (diyastol / küçük tansiyon) bağlıdır. Dinlenme halinde normal kan basıncı, büyük tansiyon 100–140 mmHg (en yüksek nokta) ve küçük tansiyon 60–90 mmHg (en alt nokta) arasında seyreder. Yüksek tansiyon, tansiyonun sürekli 140/90 mmHg ve üzerinde bir seviyede olmasıdır.

Hipertansiyon birincil (sürekli) hipertansiyon veya ikincil hipertansiyon olarak sınıflandırılır. Vakaların yaklaşık %90–95’i “birincil hipertansiyon” olarak sınıflandırılmış olup bu, altta yatan herhangi belirli bir sebep olmadan kan basıncının yüksek olması anlamına gelir. Böbrekleri, atardamarları, kalbi veya endokrin sistemini etkileyen diğer durumlar ise vakaların geri kalan %5-10’luk dilimini oluşturur (ikincil hipertansiyon).

Hipertansiyon; inme, miyokard enfarktüsü (kalp krizleri), kalp yetmezliği, atardamar anevrizması (örn., aortik anevrizma), periferik arter hastalığı için ana risk faktörü olup, kronik böbrek hastalığının da nedenlerinden biridir. Arteryal kan basıncının azıcık artışı bile ortalama yaşam süresinin kısalması ile bağlantılıdır. Beslenme ve yaşam şeklindeki değişiklikler tansiyon kontrolünü iyileştirebilir ve ilgili sağlık komplikasyon risklerini azaltabilir. Ancak, yaşam şeklindeki değişikliklerin etkili olmadığı veya yetersiz kaldığı kişiler için genelde ilaçla tedavi gereklidir. Yüksek tansiyon sonucu Beyin Kanaması gerçekleşmesi oranı oldukça yüksektir.

Belirtileri

Hipertansiyon nadiren semptom gösterir ve genellikle tarama esnasında veya alakasız bir sağlık sorunu için tıbbi yardım istendiğinde tespit edilir. Yüksek tansiyona sahip bazı kişiler baş ağrısı (özellikle ense kısmında ve sabahları) ve aynı zamanda sersemleme, baş dönmesi, tinnitus (kulaklarda çınlama veya tıslama), görme bozukluğu veya bayılma şikayelerinde bulunmaktadır.

Fiziksel muayenede, oftalmoskopi kullanarak yapılan gözün arkasında bulunan gözdibi muayenesinde hipertansif retinopati tespit edildiğinde hipertansiyondan şüphe duyulabilir. Klasik olarak, hipertansif retinopati değişikliklerinin şiddeti I–IV arasında sınıflandırılmış olmakla beraber daha az şiddetli türlerin birbirinden ayırt edilmesi zor olabilir. Oftalmoskopi bulguları kişinin ne kadar süredir hipertansif olduğunu da ortaya koyabilir.

İkincil Hipertansiyon

Bazı ilave işaret ve semptomlar; böbrek yetmezliği veya endokrin hastalıkları gibi tanımlanabilir nedenlere dayalı hipertansiyon türü olan ikincil hipertansiyona işaret edebilir. Örneğin, göğüs ve karında obezite, glukoz intoleransı, ay yüz, “bufalo kamburu”,ve mor çizgiler Cushing sendromunu göstermektedir. Tiroid hastalığı ve akromegali de hipertansiyona neden olabilir ve karakteristik semptomlara ve belirtilere sahiptir. Abdominal bruit, renal arteri stenozuna (böbreği besleyen arterlerde daralma) işaret edebilir. Bacaklarda kan basıncının azalması veya uyluk atardamar nabzının gecikmesi veya olmaması, aortik daralmaya (aort damarının kalbi terk ettikten hemen sonra daralması) işaret edebilir. Baş ağrısı, çarpıntı hissi, solgunluk ve terleme ile çeşitlilik gösteren hipertansiyon, feokromositoma şüphesine yol açmalıdır.

Önleme

Hipertansif olan ancak bunun önemli olduğunun farkında olmayan insanların sayısı. Yüksek tansiyonun sonuçlarını azaltmak ve antihipertansif ilaç tedavisi ihtiyacını en aza indirmek için nüfusun geneline hitap eden önemler gereklidir. İlaç tedavisine başlamadan önce kan basıncını düşürmek için yaşam tarzında değişiklikler yapılması tavsiye edilir.

İlaç Tedavileri

Günümüzde hipertansiyon tedavisinde kullanılan ve genel olarak antihipertansif ilaçlar olarak anılan çeşitli ilaç tedavisi sınıflandırmaları bulunmaktadır. Reçeteler yazılırken kişinin kardiovasküler riski (miyokardial enfarktüs ve felç riski dahil) ve kan basıncı değerleri göz önüne alınır. Tansiyonun 5 mmHg düşürülmesi felç riskini %34 ve iskemik kalp hastalığı riskini %21 azaltabilir. Tansiyonun düşürülmesi ayrıca kardiovasküler hastalık nedeniyle demans, kalp yetmezliği ve ölüm oranı ihtimalini de azaltabilir. Tedavinin amacı, kan basıncını çoğu kişide 140/90 mmHg düzeyinden aşağıya ve diyabet veya böbrek hastalığı olanlar kişilerde daha da düşük seviyeye indirmek olmalıdır. Bazı tıp uzmanları, seviyenin 120/80 mmHg’den aşağıda tutulmasını tavsiye etmektedir.

İlaç tedavisinin belirlenmesine ve çeşitli alt gruplar için tedaviyi en iyi şekilde belirlemeye dair ana esaslar zaman içinde değişmiştir ve ülkelere göre farklılık gösterir. Uzmanlar en iyi ilaç tedavisi üzerinde fikir birliğine varamamaktadır. Cochrane işbirliği, Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşik Devletler’in rehber ilkeleri, tercih edilen ilk tedavi olarak düşük dozlu Tiazid tabanlı diüretikler tedaviyi destekler. Birleşik Krallık’ın rehber ilkeleri, 55 yaş üstü ya da Afrika veya Karayip kökenli kişiler için kalsiyum kanal blokerlerinin (CCB) önemini vurgulamaktadır. Bu rehber ilkeler, daha genç kişiler için tercih edilen ilk tedavi olarak anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörlerini tavsiye eder. Japonya’da, CCB, ACEI/ARB, tiazid diüretikler, beta blokerler ve alfa blokerler dahil olmak üzere altı ilaç tedavisi sınıfından herhangi biri makul kabul edilir. Kanada’da, alfa blokerler hariç diğer ilaç tedavileri olası ilk seçenekler olarak önerilir.

 

HABER REVİZYON DERGİSİ HAZİRAN 2018

Yorumlar

yorumlar

You must be logged in to post a comment Login

adana eskort eskort adana adult