Son Dakika
24 Ekim 2017 Salı

İslam Düşmanlığına Karşı Güçlü Duruş Sergilemeliyiz

Haber Revizyon Dergisi Ekim 2017

08 Ekim 2017 Pazar, 17:31

New York’ta Türk-Amerikan toplumu ve Amerikan Müslüman toplumu temsilcileriyle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda yaptığı konuşmada, “Tüm Müslümanları birer terörist olarak takdim etme stratejisi üzerine kurulu kampanyaların önüne geçemezsek, buradaki haklarınız ve özgürlükleriniz topyekûn tehlike altına girecektir. Bu çerçevede, Amerika’daki tüm dost ve kardeş toplulukların dernekleriyle birlikte hareket edilmesinde fayda vardır” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York’ta Türk-Amerikan toplumu ve Amerikan Müslüman toplumu temsilcileriyle bir araya geldi.

 

MarriottMarquis Otel’de düzenlenen toplantıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

 

“İslam Düşmanlığına Karşı Hep Birlikte Güçlü Bir Duruş Sergilemeliyiz”

 

Toplantıyı düzenleyen Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’ne teşekkür ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk-Amerikan toplumu uzun yıllar iki ülke arasındaki ilişkilere önemli katkılarda bulundu ve başarılarıyla bizleri gururlandırdı. Önümüzdeki dönemde de aynı çizgiyi sürdüreceğine inanıyorum” dedi.

 

“YAŞADIĞI TOPLUMLA ENTEGRE OLMUŞ TÜRK-AMERİKALILAR BİZİM İÇİN EN ÖNEMLİ KAZANÇTIR”

 

Dünyanın dört bir ucunda 6 milyon vatandaşımız bulunduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vatandaşlarımız için ‘asimilasyona’ karşı ama ‘entegrasyondan’ yana bir politika izliyoruz. Burada da, yaşadığı toplumla entegre olmuş Türk-Amerikalılar bizim için en önemli kazançtır. Sizlerden asıl beklentim, Amerikan toplumunun diğer kesimleriyle uyum içinde yaşamanın ötesinde, buradaki sosyal ve siyasi hayata aktif şekilde katılmanızdır” şeklinde konuştu.

 

Türk-Amerikalıların yerel ve federal ölçüdeki temsil düzeyinin yükselmesinin, özellikle seçimle gelinen mevkilere talip olmasının herkesin yararına olacağına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bununla birlikte, yaşadığınız topluma entegre olmak için ne kadar çalışırsanız çalışın, bazı kişilerin sizi sadece Türk-Amerikalı kimliğinizle göreceklerini ve buna göre davranacaklarını asla unutmayın. Onun için, aranızdaki siyasi, ideolojik veya diğer farklılıkları bir kenara bırakarak, birlik ve beraberlik içinde hareket etmeniz çok önemlidir. Bir olmak, iri olmak demektir, diri olmak demektir, kardeş olmak demektir; hep birlikte hedeflerinize ulaşmanız demektir.”

 

“TÜRK-AMERİKAN ULUSAL YÖNLENDİRME KOMİTESİ’NİN FAALİYETLERİNİ ÖNEMLİ GÖRÜYORUM”

 

Dernekleri bir araya getiren Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’nin faaliyetlerini bu bakımdan önemli gördüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı derneklere üye Türk-Amerikalıların tamamını aynı şemsiye altında toplayan komitenin, millî davalarımızda birlik ve beraberlik içinde hareket edilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

 

Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’nin son iki yıldır 24 Nisan tarihinde yapılan ‘Barış ve Dayanışma Yürüyüşü’nü bu yıl 23 Nisan tarihinde gerçekleştirdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yürüyüşün sonunda düzenlenen festivalde binlerce Türk-Amerikalının, Millî Egemenlik ve Çocuk Bayramını hep birlikte coşkuyla kutladığını kaydetti ve bu güzel birlikteliğin önümüzdeki yıllarda artarak sürmesini diledi.

 

“MİLLETİMİZLE BİRLİKTE FETÖ İHANET ÇETESİNİN GİRİŞİMİNİ BERTARAF ETTİK”

 

“Geçtiğimiz yıl, istiklalimize ve istikbalimize yönelik tarihimizin en alçak saldırılarından birine maruz kaldık. 15 Temmuz gecesi, FETÖ ihanet çetesi, devletimize, ülkemize ve milletimize yönelik bir darbe girişimi başlattı. Milletimizle birlikte, demir bir yumruk gibi FETÖ ihanet çetesinin başına inerek, bu girişimi bertaraf ettik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu hain yapılanmanın elebaşı, buraya çok da uzak olmayan bir yerde, Pensilvanya’da hayatını sürdürüyor. Amerika’nın pek çok yerinde, bu terör örgütüne bağlı okullar, dernekler ve şirketler faaliyet gösteriyor. Özellikle charterschoollardan bu adamların yılda elde etikleri gelir 700-750 milyon dolar. Bunlar aynı zamanda kara para aklama işini de bu yolla yapıyorlar, biz bunu Amerikalı dostlarımıza da aktarıyoruz. 85 koliyi de belgelerle kendilerine teslim ettik.”

 

“ÜLKEMİZE KARŞI BATI MEDYASINDA BÜYÜK BİR KARALAMA KAMPANYASI YÜRÜTÜLÜYOR”

 

FETÖ elebaşının ve mensuplarının Türkiye’ye iade edilmesi ve örgütün faaliyetlerinin önlenmesi konusunda Amerika Birleşik Devletleri nezdinde pek çok girişim olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maalesef, bunlardan henüz bir netice alamadık. Ülkemize karşı Batı medyasında büyük bir karalama kampanyası yürütülüyor. Terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadele üzerinden ülkemiz yıpratılmaya çalışılıyor. Zamanla, diğer ülkelerle birlikte Amerika’nın da, FETÖ’nün ve iş birliği yaptığı diğer terör örgütlerinin gerçek yüzünü göreceğine inanıyorum. Bunun için güçlü bir kamuoyu desteğine ihtiyacımız vardır. Sizlerden, FETÖ’nün Türkiye’de yaptığı haksızlıkları, akıttığı kanı; 250 şehidimiz var, kolay değil. 2 bin 193 gazimiz var, affedilir değil. Bunun hesabını soracağız, hukuk içerisinde hesabını soracağız” şeklinde konuştu.

 

ABD’deki Türk ve Müslüman vatandaşlardan, PKK’nın ve bağlantılı örgütlerin cinayetlerini, eylemlerini, saldırılarını buradaki dostlarına sürekli anlatmalarını beklediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amerikan kamuoyunu, terör örgütlerinin güdümünde yalan, yanlış, iftira yayan kanallar değil, sizin gibi dürüst ve temiz insanlar bilgilendirmelidir. Terör örgütleri adına Amerika’da faaliyet gösteren kişilerin ve kurumların gerçek yüzlerini buradaki namuslu insanlara gösterebildiğimiz ölçüde başarılı olacağımız açıktır. Türk-Amerikan toplumu ve Amerikan Müslümanları olarak FETÖ’cüler başta olmak üzere, terör örgütleriyle irtibatlı hiç kimseyi aranızda barındırmayacağınıza inanıyorum” dedi.

 

“AMERİKA’DAKİ DOST VE KARDEŞ TOPLULUKLARDAN MÜCADELEMİZE DAHA FAZLA DESTEK BEKLİYORUZ”

 

Amerika’da ve dünyanın başka yerlerinde bazı çevrelerin, tarihî gerçeklerin en pervasız çarpıtmalarından birini teşkil eden “Ermeni soykırımı” yaftasını milletimize yapıştırmak için kesintisiz bir çaba içinde olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Amerika Müslüman Toplumuna, geçmişten beri bu konuda bize verdiği destek için şükranlarımı sunuyorum. Müslüman dernekleri başta olmak üzere, Amerika’daki dost ve kardeş topluluklarından da bu mücadelemize daha fazla destek bekliyoruz. Bu iddialar aslında, Batı dünyasında bazı çevrelerin DEAŞ terör örgütünü bahane göstererek sürekli tahrik ettikleri İslam düşmanlığının ürünüdür. Son yıllarda giderek tırmanan İslam düşmanlığına karşı, hep birlikte güçlü bir duruş sergilemeliyiz.”

 

“İSLAMİ TERÖR İFADESİNİ HANGİ HAKLA SÖYLÜYORSUNUZ?”

 

Myanmar’da şu anda bir katliam olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Arakanlı Müslümanlar katlediliyor ve bir milyona yakın Arakanlı şu anda topraklarından ne yazık ki adeta soykırım yoluyla Bangladeş’e geçmenin gayreti içinde. Bakın biz hiçbir zaman Rohingyalı Müslümanları Budistler öldürdü diye bir ifade kullanmadık, katliamı Budistler yapıyor, ama biz bunu kullanmadık. Ama şimdi ben buradan sesleniyorum, biz Budistleri dünyada bu kadar şirin gösteren kişilere sesleniyorum, insancıl olduklarını söyleyenlere sesleniyorum; peki İslami terör ifadesini siz hangi hakla söylüyorsunuz?” dedi.

 

“DEAŞ’IN İSLAM’LA FİLAN ALAKASI YOKTUR, BİR TERÖR ÖRGÜTÜDÜR”

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Terörü bir akide meselesi, itikadi bir mesele hâline getiren bizim dinimize kimse terörü yakıştırma hakkına sahip değildir. Kimse DEAŞ’ı İslam olarak, Müslüman olarak ifade etmesin. DEAŞ’ın İslam’la filan alakası yoktur, bir terör örgütüdür. Dolayısıyla şu anda DEAŞ’a karşı Türkiye’de içeride ve Suriye’de Fırat Kalkanı harekâtıyla bir mücadele verdik. Silahlı Kuvvetlerimiz Özgür Suriye Ordusuyla Cerablus, Rai, Dabık, El Bab, bütün bu 2 bin kilometrekarelik alanda bir operasyon yürüttü ve 2 bin kilometrekarelik alanda 3 bini aşkın DEAŞ’lıyı etkisiz hâle getirdik. Ben buradan Amerikalı dostlarıma da sesleniyorum; peki siz şu ana kadar kaç tane DEAŞ’lıyı etkisiz hâle getirdiniz? Tabii bizim arzumuz keşke Rakka operasyonunda PYD ve YPG ile iş birliği hâlinde değil de Türk Silahlı Kuvvetleri, Özgür Suriye Ordusu ve Amerika koalisyon güçleri birlikte bu operasyonu yapsaydık DEAŞ’ı da oradan temizleyip atsaydık.”

 

“Tüm Müslümanları birer terörist olarak takdim etme stratejisi üzerine kurulu bu kampanyanın önüne geçemezsek, buradaki haklarınız ve özgürlükleriniz topyekûn tehlike altına girecektir. Bu çerçevede, Amerika’daki tüm dost ve kardeş toplulukların dernekleriyle birlikte hareket edilmesinde fayda vardır. Geçtiğimiz yıl açılışını yaptığımız Diyanet Amerika Merkezi, bu bakımdan önemli bir katkıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Türk toplumunun değil, Vaşington bölgesindeki tüm Müslümanların hizmetinde olan bu merkezin, dinimizin ve kültürümüzün tanıtımında önemli bir rol oynadığını ifade etti.

 

“İSLAM’IN AYDINLIK YÜZÜNÜ SİZLER TEMSİL EDİYORSUNUZ”

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu tür imkânları en iyi şekilde değerlendirerek, Amerika’da sahip olduğunuz hakları geliştirme mücadelemizi daha ileriye taşıyabileceğimizi düşünüyorum. Burada verilen meşru mücadeleye en büyük darbeyi, maalesef, Müslüman oldukları iddiasıyla ortaya çıkan terör örgütleri ve teröristler vuruyor. DEAŞ, EL KAİDE, BOKO HARAM, EŞ-ŞEBAB, FETÖ gibi terör örgütlerinin, tamamen proje ve provokasyon ürünü söylemlerine, eylemlerine, yayınlarına karşı, İslam’ın aydınlık yüzünü sizler temsil ediyorsunuz. Dikkat ederseniz, dünyanın her yerinde, farklı inanç gruplarına mensup kişiler tarafından düzenlenen terör eylemleri oluyor. Ancak, sadece fail Müslümansa bunun adı ‘İslami Terör’ olarak ifade ediliyor. Şayet fail başka bir inanca mensupsa, bu eylem ‘adli vaka’ sınırının ötesine geçirilmeden gündemden düşürülüyor. Bugüne kadar hiç ‘Hristiyan Terörü’, ‘Yahudi Terörü’, ‘Budist Terörü’, şayet kişi herhangi bir inanca mensup değilse ‘Ateist Terörü’ diye bir şey işittiniz mi? Biraz sonra genişçe değineceğim Myanmar’da katledilen Müslümanlarla ilgili böyle bir nitelemeyi hiç duydunuz mu? Duyamazsınız… Çünkü sadece eylemci Müslümansa, inancıyla sıfatlandırılır, değilse hiç sözü edilmez.”

 

Küresel İslamofobinin kışkırtılmaya çalışıldığı kritik dönemde, gerçek İslam anlayışının Batı yarımkürede ortaya konulması hususunda gösterilen gayretler için dinleyicilere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Bazı kesimlerin Amerika’daki Müslümanları dışlama çabalarının, sizlerin bu gayretleri sayesinde neticesiz kalmaya mahkûm olması kaçınılmazdır. İslam ve Müslümanlık kimliğini, Amerika’nın tarihinden ve sosyal hayatından koparmaya çalışanlara en güzel cevabı, asil duruşunuzla, dayanışmanızla, üretkenliğinizle sizler vereceksiniz.”

 

“ARAKAN MÜSLÜMANLARININ DURUMU, ÖZELLİKLE İSLAM DÜNYASININ İMTİHANIDIR”

 

İslam dünyası Suriye, Irak, Libya, Filistin, Yemen, Afganistan gibi yerlerdeki çatışmalar ve Somali’de olduğu gibi insani dramlarla yüzleşirken; Myanmar’dan gelen haberlerle bir kez daha yüreklerin dağlandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakın biz şu anda bütün Kızılay’ımız Meksika’da, oradaki depremler sebebiyle bütün yardım ekiplerimizle oradayız. Ayrım yok, bir felaket nerede varsa biz oradayız. Ve şu anda dünyada en az gelişmiş ülkelere yardım noktasında Amerika’dan sonra Türkiye ikinci sıradadır. Ama size şimdi bir şey daha söyleyeceğim; millî gelire oranla değerlendirdiğimiz zaman, Türkiye dünyada birinci sırada. Arakanlı kardeşlerimize 2012 yılından beri ulaştırdığımız yardımların tutarı 70 milyon doları geçiyor. Son krizde de hem Myanmar tarafındaki, hem de Bangladeş’teki kamplarda bulunan Arakanlılara elimizden gelen yardımı yaptık, yapıyoruz, yapacağız. Geçmişte tüm haklarının ellerinden alındığı yetmiyormuş gibi, şimdi de evleri, köyleri yakılan, baskıyla, katliamla ülke dışına gitmeye zorlanan yüzbinlerce masum insan gerçekten çok zor şartlarda hayata tutunma mücadelesi veriyor. Arakan Müslümanlarının durumu, tüm insanlığın, ama özellikle de İslam dünyasının imtihanıdır” şeklinde konuştu.

 

“ARAMIZDAKİ MEZHEPÇİLİK FİTNESİNİ ORTADAN KALDIRMAMIZ GEREKİYOR”

 

Arkası karanlık bir örgütün saldırıları bahane edilerek koca bir halkın kendi topraklarından adeta kazınmaya çalışılmasının bir insanlık suçu olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Acil önlem alınmazsa Bosna’da veya Rwanda’da yaşananlara benzer bir felaketi yaşamamız an meselesidir. Türkiye olarak, bu meselenin sonuna kadar takipçisi olacağız. Dünyanın neresinde olursa olsun tüm mazlumlar gibi, Arakanlıların haklarını korumak, onlara yardım eli uzatmak, hem inancımızın, hem de kültürümüzün gereğidir. Bize asıl üzüntü veren ise, İslam dünyasının bu konudaki duyarsızlığıdır. Dünyada bir başka dine mensup insanlar böylesine bir muameleye tabi tutulsaydı, neler olurdu, az çok tahmin edebiliyorsunuz. Müslümanların maruz kaldıkları zulümlerin böylesine sessizce karşılanması, gerçekten içimizi acıtıyor” dedi.

 

“İnşallah, sizlerle birlikte çalışarak, bu duyarsızlık hastalığını da yeneceğimize inanıyorum. Hiç şüphem yok. Bunun için öncelikle, aramızdaki mezhepçilik fitnesini ortadan kaldırmamız gerekiyor. Bizim tek bir dinimiz var, o da İslam’dır. Gerisi teferruattır, gerisi bu büyük resmin ayrıntılarıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanılan krizler, İslam dünyasının yeni bir silkinişe, yeni bir uyanışa ihtiyacı olduğunu gösterdiğini ifade etti.

 

“MÜSLÜMAN İÇİN HER BİR MASUMUN CANI DÜNYAYA BEDELDİR”

 

Peygamberimizin vefatının ardından İslam dünyasında ortaya çıkan ve günümüze kadar gelen ihtilafları aşacak, bu büyük birikimi en doğru şekilde değerlendirecek bir dirilişi, hep birlikte başlatmamız gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun yolu, itikadi sapmalara karşı çelik gibi sert, yorum farklılıklarına karşı ise olabildiğince hoşgörülü olmaktan geçiyor. Teröre bulaşan her örgütün aynı zamanda itikadi bir sapma içinde olduğu da bir gerçektir. Haksız yere, tekrar söylüyorum, bir insanı öldürmeyi tüm insanlığı öldürmek olarak kabul eden bir dinin mensupları katliam yapmaz, yapamaz. Başka kültürlerde bir kişinin ölümünü trajedi, bir milyon kişinin ölümünü istatistik” olarak görenler olabilir, ama Müslüman için her bir masumun canı dünyaya bedeldir” dedi.

 

“GÖZLER FARKLI OLABİLİR, AMA GÖZYAŞLARIMIZ AYNIDIR”

 

Müslüman toplumların kanaat önderlerinin, âlimlerinin, ariflerinin, yöneticilerinin terörün kaynağı olan itikadi sapkınlığa karşı uyanık olması ve harekete geçmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şu cümlelerle tamamladı: “Bu çerçevede kesin bir tavır sergilemeyen, gayret göstermeyen herkes, tarih önünde hesap vermekten, daha ötesi meşruiyetini sorgulanır hâle getirmekten kurtulamayacaktır. Öyleyse kardeşlerim; bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte ümmet olacağız. Unutmayın, gözler farklı olabilir, ama gözyaşlarımız aynıdır.”

HABER REVİZYON DERGİSİ EKİM 2017

 

Yorumlar

yorumlar

You must be logged in to post a comment Login

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz